Sağlık Rehberi

Koronavirüs (Covid-19) Antikor Testi

Antikor, vücudun kendisine yabancı olarak gördüğü antijenlere karşı, vücudun oluşturduğu savunma mekanizması sonucu oluşan bir yanıt niteliğindedir. Antijene karşı, koruma amaçlı oluşan protein yapısındaki maddelere antikor denilmektedir. Bunlar da, IgM ve IgG yapısındadır. Covid-19 infeksiyonunda, Covid-19 virüsü antijeni, buna karşı vücutta oluşan IgG ve IgM yapısındaki maddeler de antikoru temsil etmektedir.

Corona Virüse Karşı Bağışıklık Sistemi Nasıl Güçlenir?

Covid – 19’un yayılma yolu öksürme esnasında etrafa yayılan damlacıklar ile, veya hasta bir kişinin solunum sıvılarına dokunduktan sonra bireyin kendi ağzına, burnuna, gözlerine yada yüzüne dokunması ile gerçekleşir. Bu yazımızda koronavirüs’e karşı vücudumuzun savunma sistemi, yani Bağışıklık Sistemimiz hakkında bilgi vereceğiz.

Corona (Covid-19) Antikor Testleri Merkezimizde Yapılmaktadır. (Sincan – Etimesgut)

Koronavirüs üzerinde gerçekleştirilen en son çalışmalar hemen her yaşta bireyi etkileyebildiğini gösterdiği için herkesin kendisini korumak üzere bağışıklık sistemine bütün yardımları sağlaması gereklidir.

Normal şartlar altında bireyler kış aylarında, yani soğuk algınlığı ve grip gibi hastalıkların yaygın olduğuna inanıldığı dönemde bağışıklık sistemlerinin sağlığına daha fazla dikkat eder.

Ancak bağışıklık sistemi herhangi bir virüse yada mikroorganizmaya karşı vücudu savunmak için yıl boyunca aralık vermeden yoğun bir şekilde çalışır. Tıp uzmanları insanların bünyenin sağlıklı kalması için gelişmiş ve bu yönde evrimleşmiş bir bağışıklık sistemine sahip olduğumuzu belirtmektedir.

Bağışıklık Sistemi Nedir ve Nasıl Çalışır?

Bağışıklık sistemi vücudun doğal savunma sistemidir. Vücudu istilacılara karşı korumak için bir araya gelerek birlikte hareket eden karmaşık bir hücre, doku ve organ ağıdır. Bu istilacılar arasında hepsi bizi hasta etme potansiyeline sahip virüsler, bakteriler, parazitler, hatta mantar türleri bulunur. Bu gözle görünmeyecek kadar küçük istilacılar evde, işyerinde, parkta, sahilde, araçlarda, yollarda, yani her yerde bulunurlar. Sağlıklı bir bağışıklık sistemi öncelikle bunların vücuda girmesini engelleyen bir bariyer oluşturarak bizi korur. Eğer herhangi bir virüs yada diğer bir hastalık yapıcı etken bu bariyeri aşarsa bağışıklık sistemi akyuvarları, bu yabancı maddelere saldırıp yok eden kimyasallar ile proteinleri üretir; vücut içinde saklandıkları yerleri bulmaya ve ideal olarak çoğalmadan önce onlardan kurtulmaya çalışır. Bu ilk aşamada başarısız olursa, bağışıklık sistemi istilacılar çoğalırken onları yok etmek için daha da hızlanır. Bağışıklık sistemi milyonlarca farklı antijeni tanıyabilir ve neredeyse hepsini yok etmek için ihtiyaç duyulan önlemi alıp, gerekli maddeyi üretebilir. Bu ayrıntılı savunma sistemi düzgün çalıştığında kanserden soğuk algınlığına kadar çok çeşitli sağlık sorunlarını vücuttan uzak tutabilir. Ancak bazen bağışıklık sistemi bir hata yapar ve polen yada evcil hayvan tüyü gibi kendiliğinden vücuda zararlı olmayan bir maddeyi zararlı olarak tanımlar. Bağışıklık sistemi bu sözde istilacılarla savaşmaya başladığında ortaya çıkan duruma alerjik reaksiyon denilir.

Bağışıklık sistemi işinde çok iyi olsa bile her istilacıyla her zaman savaşamaz, zaman zaman bozulabilir veya hiç tanımadığı yeni bir tür virüs ile karşılaşabilir. Tıp uzmanları bu durumun en aza indirilmesi için yaşam tarzına dikkat edilmesi gerektiğini ve aşılamanın önemini belirtmektedir.

Sağlıklı beslenmemek, hareketsiz bir hayat tarzı benimsemek, yeterince uyumamak ve kronik stres altında olmak bağışıklık sisteminin zayıflamasına katkıda bulunur. Bağışıklık sistemi tükendiği zaman bakteriler, toksinler veya virüsler vücudu işgal edebilir ve bunun sonucu olarak hastalıklar başlar.

 

Koronavirüse Karşı Bağışıklık Sistemi Nasıl Savaşır?

Akciğerlerin içi milyarlarca epitel hücresi ile kaplıdır. Bunlar vücudun sınır hücreleridir. Koronavirüs, genetik materyalini enjekte etmek için kurban hücrenin zarındaki belirli bir reseptöre bağlanır. Olanlardan habersiz hücre, bu genetik koddan kendisine gelen kopyala ve yeniden birleştir talimatlarını uygulamaya başlar. Hücre daha fazlasını yapamayana kadar içinde koronavirüs üretmeye devam eder ve en sonunda eriyerek etrafa çevre hücrelere saldıran yeni koronavirüs parçaları salar. Bu enfekte hücrelerin sayısını katlayarak arttırır. Günler içerisinde milyonlarca hücre bu şekilde enfekte olabilir. Koronavirüsün asıl tehdidi ise burada başlar. Bağışıklık sistemi, bireyi korurken aynı zamanda birey için oldukça tehlikeli olabilir ve bu yüzden vücut içinde çok sıkı denetlenir. Bağışıklık hücreleri içinde bulunan bir yabancı virüsü algıladıklarında bu hücrenin imha olması için gerekli adımları atar. Ancak koronavirüsün yeni olması nedeniyle bağışıklık sisteminin arşivinde onu kolaylıkla tanımasını sağlayacak bilgiler mevcut değildir.

Bağışıklık hücreleri çoğunlukla sitokin adı verilen küçük bilgi proteinleri yoluyla iletişim kurarlar. Neredeyse her önemli bağışıklık reaksiyonu bu proteinler tarafından kontrol edilir. Coronavirus, bağışıklık hücrelerinin aşırı tepki vermesine neden olabilir. Bağışıklık sistemi ve olması gerekenden daha fazla hücre gönderir, kaynaklarını boşa harcar ve hasta olanların yanı sıra sağlam hücrelerin de öldürülmesine yol açar, bu da çevredeki akciğer dokusunun ölmesine yol açar. Bu durum geri dönüşü olmayacak kalıcı hasara yol açabilir.

Çoğu vakada bağışıklık sistemi yavaş yavaş kontrolü tekrar kazanır. Enfekte hücreleri öldürür, yenilerini enfekte etmeye çalışan virüsleri yakalar ve imha eder. Ancak özellikle sigara kullanımı, geçmişte geçirilen bir hastalık, hali hazırda olan bir tıbbi sorun veya bir otoimmun sorunu olan bireylerde bu bağışıklık sistemi çok daha büyük zorluklarla karşılacaktır. Bu aşamadan itibaren akciğerlerin koruyucu astarı olan epitel hücrelerin büyük bir kısmının kaybolmuş olması, daha derinde bulunan ve nefes almaya yarayan küçük hava keselerinin normalde sorun yaratmayacak bakteriler tarafından enfekte olmaya açık bir hale gelmesine yol açar. Bu hastalarda zatürre görülmesine ve solunum zorluğu görülmesine yol açar. Bu durumdaki hastaların nefes alabilmeleri için solunum cihazına ihtiyacı vardır. Haftalardır tam kapasite savaşan ve milyonlarca antiviral silah üreten bağışıklık sistemi bu bakterilerin çoğalması ile zorlanmaya başlar. Bu sonucun engellenmesi ve Koronavirüsün yol açtığı Covid-19 hastalığından en az hasar ve kayıpla çıkılması için bağışıklık sistemini güçlü tutmak şarttır.

Antikor Yanıtı Ne Kadar Sürede Oluşur?

Kovid-19 virüsü vücuda girdikten itibaren, genelde 10-15 günde, buna karşı koruma amaçlı IgM yapısında antikorlar ortaya çıkmaktadır. 15 günden itibaren de IgG yapısında antikorlar ortaya çıkmaktadır.

Kendisine antikor testi yapılmak istenen pek çok hasta antikor testi ne demek sorusuna yanıt aramaktadır. “Seroloji testi” adı verilen antikor testi, kişiden alınan kan örneğinde belirli bir antikorun varlığının saptanması ya da varsa miktarının belirlenmesi işlemidir. Bazı antikor testleri belirli bir antikor türüne odaklanır. Örnek vermek gerekirse, en çok yapılan antikor testleri IgM, IgG ve IgE’dir.Antikor testlerinin yapılma amacı en genel şekli ile şunlardır:

  • Belirli bir mikroorganizmaya karşı gelişen bağışıklık durumunu değerlendirmek,
  • Belirli bir enfeksiyonun seyrini izlemek,
  • Bulaşıcı bir antijene maruz kalma durumunu değerlendirmek,
  • Transfüzyon reaksiyonu ya da nakledilen bir organın vücut tarafından reddedilme nedenlerini araştırmak,
  • Alerji, hepatit, HIV, karaciğer hastalıkları, frengi, lupus, tiroid ya da otoimmün bozukluklardan kaynaklanan problemleri teşhis etmek.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir